fbpx

Kategori: Blog

Ekim 7, 2019

PRP Nedir?

Öncelik olarak PRP’nin ne olduğundan söz etmek gerekirse; PRP yani açılımı Platelet Rich Plasma’yı şu şekilde açıklayabiliriz ki, kanın santrifüj edilmesi ile birlikte elde edilen ve kanın normal değerinden çok daha fazla yüksek konsantrasyon içeren plazma komponeti olduğunu söyleyebiliriz. İçeriğinde bulunan çok sayıda büyüme faktörü ile çeşitli kas iskelet sistemi üzerinde hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. PRP enjeksiyonları, histopatolojik kanıtlar doğrultusunda kronik yumuşak doku dejenerasyonunda inflasmasyondan farklı olarak onarım sistemindeki yetersizliği patolojik süreçte rol almaktadır. İyileşme süreçlerindeki etkisi olan büyüme faktörlerinin, hastalıklı bölgeye lokal olarak enjekte edilmesi ile tendon ve kıkırdak doku onarımında etkili bir tedavi yöntemi olarak ön plana çıkmaktadır. 

PRP’nin hayvanlar üzerinde kullanımı

PRP, doku iyileşmesinde göstermiş olduğu başarılı etkileri ile yaklaşık olarak 20 yıldır tıpta kullanılan bir tedavi yöntemidir. Günümüzde veteriner hekimler tarafından hayvanların tedavilerinde de kullanılan bir yöntem olmayı başaran PRP, plateletlerin içerdiği büyüme faktörlerinde ve biyoaktif proteinlerin iyileşme sürecinde önemli bir etkiye sahiptir. Özellikle kronikleşen ve iyileşmeyen kemik ile doku aralarında iyileşmeyi tetikleyen bir ö

Posted in Blog by VetArt Veteriner Kliniği
Eylül 30, 2019

Günümüzde kedi ve köpekler içinde adından söz ettiren bir tedavi yöntemi olan kök hücre tedavisi oldukça başarılı sonuçlara imza atabilmektedir. Öncelikle kök hücrenin ne olduğundan ve konunun temelinden söz etmek gerekirse, şu şekilde özetleyebiliriz: Kök hücreler, elde edilen bölgedeki hücrelerdir ya da başka hücrelere dönüşebilme özelliği olan farklılaşmamış ve kendi kendine yenilenme özelliklerine sahip hücrelerdir. Aynı zamanda Çoğalma ve farklılaşma özelliklerine de sahip olabilmektedirler. Birçok dokuda bulunabilen bu tip hücreler, bozulmuş hücrelerin yenilenmesinden sorumlu olan hücrelerdir. Dokuya has özellikleri bulunmayan ve özelleşmemiş olan bu hücreler uygun bir sinyal alana kadar farklılaşma göstermezler. Hücre çekirdeğinin genlerinde bulunan yapı ile kök hücrelerin hangi hücreye farklılaşma desteği göstereceği belli olur. 

Bir hücrenin kök hücre olarak tanımlanabilmesi için 5 kriterden söz edilmektedir. Bunları şu şekilde sıralamaktayız:

  1. Uzun zaman boyunca bölünebilme kapasitesine sahip olan hücrelerdir ve kendilerini yenileyebilme kapasiteleri bulunan hücrelerdir.
  2. Bu tip hücreler özelleşmemiş hücrele

Posted in Blog by VetArt Veteriner Kliniği
Eylül 23, 2019

Köpeklerde DCM (Dilate Kardiyomiyopati)

Köpeklerde görülen bir kalp rahatsızlığı olan DCM, yani bir diğer adıyla Dilate Kardiyomiyopati durumu, kalp boşluklarının farklı etiyolojik nedenlerden dolayı genişlemesi olarak tanımlanmaktadır. Kalbin sol ventrikül ve atriumlarında oluşan bu genişleme ise sistolik disfonksiyona sebebiyet vermektedir. Sistolik fonksiyon kaybı ise kalbin kan pompalama gücünü zayıflatmaktadır ve bununla birlikte köpeklerde klinik belirtilerin meydana gelmesine neden olmaktadır.

DCM, hangi köpek ırklarında görülen bir rahatsızlıktır?

DCM hastalığı için bir genelleme yapacak olursak bu rahatsızlık en yoğun şekilde Alman Çoban Köpeği, Dobermann, Saint Bernard, Boxer, Dalmaçyalı, Labrador Retriever, Kangal ve Akbaş gibi büyük ırktaki köpeklerde gözlemlenmektedir. Elbette bunlarla birlikte Cocker’larında DCM hastalığına karşı duyarlı olduğunun altını çizmek gerekir. Birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilen bu rahatsızlık, kemoterapi ilaçları kullanan köpeklerde, hipotroidi ya da hipertroidi hastalığı olan köpeklerde, enfeksiyon – sepsis geçmişi bulunan köpeklerde ve taurin yetersizliği bulunan köpeklerde özellikle görülebilmektedir. Bunun yanı sıra birçok köpekte de genetik faktörlerden kaynaklı bu rahatsızlık oluşabilmektedir.

DCM Riski Taşıyan Köpekler İçin

Posted in Blog by VetArt Veteriner Kliniği

Eylül 16, 2019

Kedilerde solunum yolu rahatsızlıkları ufak bir burun gıdıklanmasından, göğüste meydana gelen şiddetli bir tramvaya kadar geniş bir yelpazede karşı karşıya kalınabilecek durumlar olarak ortaya çıkmaktadır. Kimi zaman enfeksiyonlardan dolayı gerçekleşen solunum yolu rahatsızlıkları, eğer enfeksiyondan kaynaklı ise genellikle üst ve alt solunum yollarında gerçekleşmektedir. Calicvirus grip enfeksiyonu ise genel olarak kedi yavrularda zatürreye dönüşebilmektedir. Gerçekleşen tüm solunum sistemi hastalıkları hapşırma, burun akıntısı ve zor nefes alma gibi reaksiyonlar göstermektedir. Kedilerde meydana gelen önemli rahatsızlıklardan biri de sinüzittir. Sinüslerde bulunan ikincil bakteriyel ya da fungal enfeksiyon yaşanan virütik kedi nezlesinin tedavi edilmemesi ile ortaya çıkabilmektedir. Akıntı ve hapşırmanın yanı sıra yeşil ile sarı akıntı ortaya çıkışına sebep olmaktadır. Tüm bu reaksiyonlara ek olarak ayrıca göz enfeksiyonu da görülebilmektedir. Sinüzit’e sebep olan bir diğer etken de kuş pisliğinde bulunan bir fungus olan kriptokolundur. Bu sebeple bazen “ güvercin sever hastalığı ” olarak da anılmaktadır. Sinüzit tedavisi oldukça yorucu olan ve uzun dönem antibiyotik kullanımıyla bile güçlükle kontrol altına alınan bir hastalıktır.

Kedilerde Sinüzit’e Sebep Olan Caliciviral Enfeksiyonlar

Ağızda ülserasyonların görülmesiyle herpe

Posted in Blog by VetArt Veteriner Kliniği
error: İçerik Kopyalanamaz.!!