fbpx

Kategori: Blog

Ekim 16, 2018

Zoonoz Nedir?

Zoonoz hastalıklar (hayvanlardan insana geçen) insan ve hayvan arasında ortak olan, doğal transfer ile aktarılan hastalıklar olarak tanımlanırlar. Transfer; hayvan ve insan arasında direk hayvana temas ile veya indirek olarak sekresyon, salivasyon ve dışkı yoluyla bulaşabilir veya diğer aracılar olan su, yemek,kıyafet gibi… Çoğu zoonoz ajan bağışıklık durumuna bakmaksızın enfekte edebilir. Fakat immun sistemi baskılanmış olan kişilerde klinik semptomlar daha ağır geçecektir. Örneğin; primer toxoplasma gondii enfeksiyonu olan bir kişi bağışıklığı yeterli olduğunda hastalık anlaşılmadan sonlanacaktır. Oysa immun sistemi baskılanmış kişilerde hayatı tehtid edebilen hastalıklar ortaya çıkabilir.

Zooznoz’dan Korunmak İçin Hangi Önlemler Alınmalı?

Kedi sahibi olan aile bireylerinin, herhangi birisinde immun yetmezlik ortaya çıkarsa yada bu tarz bir durum farkedilirse sahip olunan kediden uzakta olmaları, kişisel olarak sahip olmamaları gereklidir. Çünkü bu durum hayati tehlikeye yol açabilir. Birçok enfeksiyon oluşturan ajanlar hem kediyi hemde insanı enfekte edebilir. Bazen sonradan alınmış olan zoonoz hastalıklar genellikle kedi ile kontakt sonrası alınmış olarak farzedilir. Özellikle sağlıklı, yetişkin, parazit olmadığı düşünülen ev kedileri benzer enfeksiyon hastalıkları edinebilirler. Birçok örnekte olduğu gibi, çoğu durumlarda kedi ilişkili zoono

Posted in Blog
Ekim 9, 2018

Küçük ama güçlü bir gövdeye sahip Cavalier King Charles’ın boyu ortalama 30 ile 33 cm arasında oluyor. Büyük kara gözleri, uzun sarkık kulakları, tüylerle kaplı uzun kuyruğu ve uzun tüylü kürkünü süsleyen lekeleri ve dört farklı rengiyle bu modern cins, üretildiği dört eski ırkı yansıtıyor. Siyah ve kahverengi lekeliler “King Charles” adıyla bilinirken, “Prens Charles” tricolour, “Ruby” kırmızı, “Blenheim” ise kırmızı / beyaz, oluyor. İki cins arasında önemli farklar bulunmasına rağmen Cavalier King Charles Spaniels, genellikle King Charles Spaniels ile karıştırılıyor. Cavalier’in ortalama ağırlığı 5,9 / 8,2 kg, King Charles’ın 3,6 / 6,4 kg oluyor. Yüzleri birbirine oldukça benzese de King Charles yüksek kubbeli bir kafa yapısına sahipken, Cavalier’in kulakları daha uzun ve kafatası ise düz oluyor. Son olarak, King Charles’in burun uzunluğu bir Cavalier’deki tipik buruna oranla kısa oluyor.

Cavalier King Charles’ın Karakteri

Cavalier King Charles Spaniel, samimi ve dost canlısı mizacıyla biliniyor. Sakin bir ırktan gelen Cavalier King Charles, esasen bir kucak köpeği olma özelliği taşıyor. Çocuklarla iyi bir bağ kurabilmesine ve onlara karşı tolerans göstermesine rağmen, kaba muameleyi kabul etmiyor. Uzun süre yalnız kalmayı sevmeyen Cavalier King Charles, küçük ırkların en sessizlerinden biri olarak, ev yaşamına uyum sağlayabiliyor. Diğer ev hayvanları ile iyi geçinen

Posted in Blog
Ekim 2, 2018

Köpeklerde Leishmania Hastalığı diğer adıyla “Leishmaniasis”

Vektör tatarcıkları tarafından omurgalı konaklara bulaştırılan leishmaniasis, kemirgenlerde, insanlarda ve yaygın olarak köpeklerde görülüyor. İnsanlar başta olmak üzere diğer memeliler için hastalığın rezervuarı durumunda olan köpeklerde görülecek kompleks klinik özellikler içeren hastalıkların erken dönemde teşhisi, lehishmaniasisin kontrolünde önemli rol oynuyor. Köpeklerde kronikleşebilen hastalık, ölüme kadar giden ciddi problemlere yol açıyor. Leishmaniasise Akdeniz bölgesi, Afrika, Asya ve Orta ve Güney Amerika olmak üzere dünyanın birçok yerinde yaşayan köpek popülasyonunda yaygın şekilde rastlanıyor. Parazitik bir hastalık olan leishmania, viseral ve kutanöz olarak adlandırılan iki formda seyrediyor. Kutanöz formun etkenlerinden biri L. Tropika, viseral formun etkenlerinden biri ise L. Infantum’dur. İnsanlarda viseral formda seyreden hastalık, erken dönemde tedavi edilmezse ölümle sonuçlanabiliyor.

Köpeklerde Leishmania / Leishmaniasis Nedenleri

Hastalık kan emen sinekler vasıtasıyla taşınıyor. Köpeklerde hastalığa neden olan mikroorganizmaların gelişimi aylar, hatta yıllarca sürebiliyor. L. infantum’un etkenliğini yaptığı Akdeniz iç organ leishmaniasisi, özellikle Akdeniz ülkelerindeki tek tük dağılımı ile karakterize olup konak olarak insan ve evcil köpekleri tercih ediyor. A

Posted in Blog
Eylül 25, 2018

Topallamaya kadar varabilen diz kapağı hastalıklarına evcil hayvanların hemen hepsinde sıklıkla rastlanabiliyor. Çoğunlukla köpeklerde gözlemlenen patella luksasyonu (diz kapağı çıkığı) vakaları literatürde, küçük ırk köpeklerin doğumsal veya travmatik kökenli ortopedik hastalığı olarak karakterize ediliyor. Hastalık, diz kapağı kemiğinin üzerinde yerleşmiş olduğu makaraya benzer kemiğin (trochlea femoris) yerinden çıkarak iç tarafa, yanal ya da daha yukarı yönde yer değiştirmesi şeklinde tanımlanıyor. Bu yer değiştirme tam ya da yarım çıkık şeklinde olabildiği gibi, her iki formda kalıcı ya da geçici bir gelişme gösterebiliyor. Cinsiyet açısından belirgin bir fark olmamakla birlikte, patella luksasyonuna genç köpeklerde daha sık rastlanıyor.

Köpeklerde Patella Luksasyonu / Patellar Luxation Nedenleri

Patella (diz kapağı) diz ekleminin ön yüzüne iç, orta ve dış bağlarla bağlanıyor. Uyluk kemiği ile diz kapağı kemiği arasındaki bağlar, bir yandan diz kapağının iki yanındaki fibröz kıkırdak bölgeye diğer yandan da suprakondiler susam kemiklerine yapışıyor. Bu bağların herhangi birinde oluşacak dejenaratif bozukluklar, diz kapağı çıkığına neden oluyor. Diz kapağının sağlıklı bir yapıyı sürdürebilmesi, bu bağların sağlıklı olmasıyla mümkün oluyor. İçe doğru gerçekleşen çıkıklara farklı etkenler neden oluyor. Öne doğru yönelen uyluk kemiğinin durumunu dengelemek için uyluk

Posted in Blog
Eylül 18, 2018

Kanda yeterli oranda demirin bulunmaması demir eksikliği anemisi olarak adlandırılıyor. Demir, insanlar için olduğu kadar hayvan sağlığı için de oldukça önem taşıyor. Kandaki demir oranının gerektiğinden az olması durumunda kırmızı kan hücrelerinin gelişimi aksamaya başlıyor. Demir eksikliği yaşanan sistemde, kemik iliği ile üretilen hücreler, oksijen taşıma işlevini sağlıklı bir akışla yerine getiremiyor. Demir eksikliği anemisinin tedavisi yapılmadığında ölüme varabilecek nitelikte sorunlara dönüşebiliyor. Bu nedenle bir an önce teşhis ve tedavinin başlatılması gerekiyor. Tedavi edilebilir bir hastalık olan anemi sorunu çözüldüğünde, kedi ve köpeklerde hem yaşam süresi hem de kalitesi artıyor. Tedaviye hemen cevap verebilen bu hastalığın seyri bir hafta içinde iyiye doğru yön değiştirerek, olumlu sonuçlar gözlemlenmeye başlıyor.

Kedi ve Köpeklerde Demir Eksikliği Anemisi Belirtileri

  • Yemede isteksizlik
  • Kan basıncını yükselmesi
  • Erken yorulma, halsiz ve soluksuz kalma
  • Kum yeme, beton yalama

Posted in Blog
Eylül 13, 2018

Brakiosefalik ne anlama geliyor?

Brakiosefalik köpeklerin kafatası kemikleri boyuna kısalır, yüze ve burnuna “itilmiş” bir görünüm verir. Bu durumdan etkilenen dokularda anormal değişiklikler meydana gelir ve etkilenen canlıda problemlere yol açabilir. Brakiosefalik olan cinslere örnek olarak Bulldoglar, Boxer, Boston Teriyerleri, Pekingese, Çin Pugları, Lhasa Apsos, Shih Tzus ve Bull Mastiff’ler verilebilir.

Brakiosefalik hava yolu sendromu nedir?

Brakiosefalik hava yolu sendromu, brakiosefalik köpekleri etkileyen belirli bir üst solunum yolu anormallik kümesini ifade eder. Bu sendrom aynı zamanda brakiosefalik solunum sendromu, brakiosefalik sendrom veya konjenital obstrüktif üst solunum yolu hastalığı olarak da adlandırılır . Bu sendromda ortaya çıkan üst hava yolu anormallikleri stenotik burun , uzun bir yumuşak damak , bir hipoplastik trakea ve dışa dönük laringeal saksüllerdir . Brakiosefalik sendromlu bir köpek, bu anormalliklerin bir veya daha fazlasının bir kombinasyonu ile etkilenebilir. Stenotik burunlara sahip köpeklerde anormal burun deliği daralması veya küçük burun delikleri bulunur. Daralma, burun delikleri içine akabilen hava miktarını kısıtlar. Uzamış (sarkmış) yumuşak damak ( ağzın çatısının yumu

Posted in Blog
Eylül 11, 2018

Köpeklerde Kalça Displazisi / Canine Hip Dysplasia

Kalça ekleminde gelişen şekil değişimi nedeniyle buradaki doğal uyum kayboluyor. Dengesizleşen yapı, eklem kıkırdağında hasar bırakıyor. Ardından ağrılarla gelen hareket sınırlaması yaşam kalitesine etki etmeye başlıyor. Genetik kökenli ve gelişimsel nitelikli bu hastalık kalça displazisi olarak adlandırılıyor. Gelişimsel nitelik, yavruların genetik olarak hastalığa yatkın olarak doğdukları anlamına geliyor. Doğumdan sonraki ilk 3 ay, yavrunun sağlık durumu, normal ya da normale yakın değerlerde seyrediyor. Yavruların gelişiminin hızlandığı 5 ila 12 aylık dönemdeyse, hastalığın klinik ve radyolojik bulgularının gelişimi gözlemlenebiliyor. Hastanın eklemlerini ağrısız olarak kullanarak yaşantısına devam etmesini sağlamak tedavinin birincil amacını oluşturuyor.

Köpeklerde Kalça Displazisine Yatkın Irklar

  • Alman çoban köpekleri,
  • Rottweiler,
  • Golden retriewer,
  • Doberman,
  • Kangal,

Siyam Kedisi

Eylül 4, 2018

Tayland kökenli Siyam kedileri literatürde Wichien Maat adı ile de anılıyor. Tayland diline ait bu isim, “ay pırlantası” anlamına geliyor. Atletik bir beden yapısına sahip, hareketli ama uysal, zeki ve eğitilebilir olmaları, Siyam kedilerinin hepsinin aynı derecede eğitilebileceği anlamında gelmiyor. Tüm kedi ırklarında olduğu gibi siyam kedilerinin de farklı karakterleri olabiliyor. Mavi gözleri ve kısa tüyleri ile karakterize edilen Siyam kedileri, aynı zamanda iletişime açıklıkları ve gevezelikleri ile tanınıyor. Bu kediler isteklerini sesinin yanında hareket yoluyla da güçlü bir şekilde ifade edebiliyor. Farklı renkler elde etmek amacıyla yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan Siyam kökenli yan ırklar bulunuyor: Colorpoint Javanese, Ocicat ve Shorthair bu yan ırklar arasında yer alıyor.

Siyam Kedisinin Karakteri

Dikkatli, dost canlısı, sevecen ve oldukça konuşkan bir ırk olan Siyam kedileri, yalnızlıktan hiç hoşlanmıyor. Herhangi bir isteğini ve memnuniyetsizliğini sesiyle ve hareketleriyle gayet net bir şekilde ifade edebilen Siyamların güçlü iletişim yetenekleri, farklı tonlardaki miyavlama ve hırıltılarla daha karakterize bir hal alıyor. Hareketli ve oyunbaz bir kedi ırkı olan Siyamlar, uzun süre yalnız bırakılıp ilgilenilmediğinde evin altını üstüne getirip, eşyalara zarar verebiliyor.

Posted in Blog
Ağustos 28, 2018

Kedilerde Fip

FIP (Feline Infectious Peritonitis), kedi coronavirüslerinin (solunum yoluyla bulaşan) öldürücü ve mutant bir formu tarafından oluşturulan, bağışıklık sistemine yönelik bir hastalık olarak tanımlanıyor. Genç kedilerdeki ölüm nedenlerinin en başında yer alan Fip, tanı açısından da zor bir hastalık olarak biliniyor. Fip vürüsünün mutantı olduğu coronavirüsler, genellikle hastalığa neden olmuyor ya da bazı olgularda sadece hafif ishale yol açabiliyor. Fip, efüsiv ve non-efüsiv olarak iki farklı formda seyrediyor. Efüsiv form, karın zarının enfekte olmasıyla ya da akciğer zarı iltihabıyla tanımlanıyor. Non-efüsiv ya da kuru form ise, lenf nodülleri, böbrekler, gözler ve merkezi sinir sistemi gibi organların bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden oluyor.

Kedilerde Fip Nedenleri

FIP enfeksiyonunun kedilerdeki oluşumunu hangi faktörlerin tetiklediği henüz bilinmiyor. Bir teoriye göre çoğu kedi hastalığa neden olma yeteneği çok düşük kökenli virüslerle enfekte oluyor. Fakat bu virüs çoğaldıkça oluşan mutasyonlar, virüsün daha tehlikeli bir hale gelmesine yol açıyor. Bir kedinin bireysel olarak Fip enfeksiyonuna vereceği yanıt bağışıklık sistemi ve maruz kaldığı virüs türü tarafından belirleniyor. Çok genç ya da çok yaşlı kediler, immün sistemi zayıf düşüren hastalıklar yaşayan ya

Posted in Blog
Ağustos 21, 2018

Kedi ve köpekler için belirlenen aşılama uygulamaları, bakteri ve virüs kaynaklı hastalıklara karşı dirençli bir bağışıklık sistemi oluşumunu destekliyor. Aşılama uygulamalarında ilk aşılama dönemi ve doğru aşılama takvimi, yavruların sağlığı için hayati önem arz ediyor. Aşılı hamile anneler, plasenta vasıtasıyla ya da emzirmeyle antikorları yavrulara iletiyor. Bu antikorlar geçici bir süre için bile olsa yavruları hastalıklara karşı daha dayanıklı kılabiliyor. Bunların yanı sıra, aşılama programlarının hiçbirinin hastalıklara karşı %100 garanti sunmadığını, daima göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Köpeklerde İlk Aşılama Yaşı

Bir yaşından küçük ve 8 yaşın üzerindeki köpeklerin bağışıklık sistemleri viral hastalıklara karşı savunmasız oluyor. Köpeklere ilk aşı bir buçuk aylık oldukları dönemde yapılıyor. Aşılama takvimi öncesi kedi ve köpeklerin parazitlerden arındırılması, hemogram (kan tahlili) yapılması önem taşıyor. Çünkü hastalığın kuluçka döneminde yapılan aşılar, sağlığı olumsuz yönde etkiliyor. Kedi ve köpek besleyenlere yılda bir sefere mahsus kuduz aşısı yaptırmak hukuki açıdan zorunluluk olarak sunuluyor. Kedi ve köpeklerden insanlara geçebilen tenyalara karşı hayvanlara senede dört kez ilaç vermek gerekiyor.

Kedilerde İlk Aşılama Yaşı

Kedilerin ilk genel sağlık kontrolleri altı haftalık oldukları dönemde gerçekleşiyor. İlk aşıları ise, yedi haftalık

Posted in Blog
error: İçerik Kopyalanamaz.!!
¤