Kategori: Blog

Şubat 26, 2019

Hayvanlar üzerinde insanların kullandığı ilaçları kullanmak son derece zararlıdır hatta sonucunda ölümler bile olabilmektedir. Basit bir ağrı kesici bile evcil hayvanınızı zehirleyebilir. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için mutlaka uzman hekimler tarafından profesyonel destek alınmalıdır. Parasetamol, etkili ve en çok kullanılan ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlardan bir tanesidir. Bazı ilaç türlerinde ise grip tedavisinin semptonik tedavisinde kullanılmaktadır. Çocuklara verilen parasetamolleri yani ağrı kesici ateş düşürücüleri evcil hayvanınıza kesinlikle vermemelisiniz. Bu verilen parasetamol zehirlenmeye yol açacaktır. İnsanlar için etkili ve hızlı etki gösteren hatta çocuklarda bile güvenle kullanılan parasetamol hayvanlarda kullanıldığında zehirlenme yaratır. Çoğu hayvanda zehirlenme yaratsa da küçük hayvanlarda ölümcül sonuçlar ortaya çıkarır. Evcil hayvanınıza ağrı kesici verirken, kedi ve köpekler uygun olduğundan emin olmalısınız. Farklı türde bir evcil hayvanınız varsa veteriner hekiminizi arayarak bilgi sahibi olmalısınız. Kedi ve köpeklere parasetamol verilirken bunu hesaplayarak ve düşük dozda vermelisiniz. Eğer hesaplama cetveli yapmaz ve kafanıza göre verirseniz zehirlenme yaratacaktır. Köpekler için 15mg dozda günde 3 kere verilebilir. Kediler

Posted in Blog
Şubat 19, 2019

İnsanlar için zararsız olan hatta yararı olan bir çok bitki evcil hayvanlarınızın zehirlenmesine hatta ölümüne yol açabilir. Hayvanlar için zararlı bitkilerin hangilerinin olduğu öğrenilmeli ve derhal kaldırılmalıdır, derhal kaldırılmasının sebebi ise evde zararlı bitki yiyen hayvana yapabileceğiniz bir müdahale türünün olmamasıdır. Eğer geç saatlerde bu bitkiyi tüketmişse açık veteriner de bulunmuyorsa sonuçları kötü olacaktır. Hatta ölümle bile sonuçlanabilir, bu gibi durumlarla karşılaşmamak için mutlaka veterinerinizden iletişim bilgilerini istemeli hatta internette bir çok makale okunmalıdır. Biz temel olarak zehirli olan maddelerin listesini sizlerle paylaşacağız lakin listede adı olmayan bazı bitkiler de kedi veya köpeğinize ciddi zararlar verebilir. Güzel koksun diye koyduğunuz bir karanfil kedinizi zehirleyebilir o yüzden evde bulunan tüm bitkileri kedi ve köpeğin ulaşamayacağı yerlerde barındırmalısınız. Kediler ve köpekler cinsten cinse değişse de meraklı olabilirler ve bu bitkileri tatmak isteyebilirler.

Evcil hayvanım zararlı bitki yedi ne yapmalıyım?

Eğer evcil hayvanınız zararlı olduğunu düşündüğünüz bir bitki yediyse mutlaka veterinere götürülmelidir. En yakın veteriner kliniğine giderek profesyonel yardım alınmalıdır. Yakınlarda veteriner yoksa veya kapalıysa o zaman kendiniz evde

Posted in Blog
Şubat 12, 2019

Ağız kokusu hem insanlarda hem de hayvanlarda görülen bir durumdur. Hayvanlarda ağız kokusunun en temel sebebi kötü bakımdır lakin bakım şartları yerindeyse kalıtsal veya akut gelişen bir hastalık söz konusu olabilir. Bu gibi durumları daha detaylı öğrenmek ve kesin bilgi almak için mutlaka uzman veteriner hekim tarafından kontrol edilmelidir. Aynı zamanda hayvanlarda insanlara göre daha az ağız kokusu oluştuğu bilinmektedir düzenli ve sağlıklı beslenen bir kediniz veya köpeğiniz varsa altında ciddi sorunlar yatabilir. Eğer evcil hayvanınızın ağzındaki tartar ve plaka miktarında artış görülmüşse bu gibi basit sebepler de ağız kokusuna sebep olabilmektedir. Evde ağız kokusunu önlemek için birkaç deneysel yöntem geliştirilebilir eğer sonuç alınmazsa veterinere gidilmesi önerilmektedir. Genellikle ağız kokusunun geçip geçmediğini anlamak için yarım bardak su içine 2-3 damla limon sıkılır ve evcil hayvana içirilir. Eğer koku geçiyorsa hafta da 1 kere mutlaka bu yöntemi uygulayarak hayvanınızı rahatlatınız.

Kedilerde ağız kokusunun başlıca nedenleri

  • Ağız içerisinde oluşan plaklar ve tartarların etkisiyle oluşan diş eti iltihabı yada enfeksiyon türü.
  • Ağız içeri

Posted in Blog
Şubat 5, 2019

Alman Çoban Köpeği – German Shepherd Dog

Alman çoban köpeği yada halk tarafından sıklıkla bilinen adı olan Alman Kurdu oldukça eski bir türdür. Eski bir tür olmasına karşın hala çok popüler bir köpektir ve polis ekipleri tarafından en sık tercih edilen türdür. Alman kurdu 1899 yılında Max Emil Friedrich Von Stephanitz isimli bir subay tarafından bir şov esnasında keşfedilmiştir ve tarafınca satın alınarak eğitilmiştir. Köpek eğitimi ve üretimi konusunda oldukça uzman olan Max Emil Friedrich Von Stephanitz’ın bütün isteklerini bu köpek karşılamaktadır. Alman kurdu cesaretli, sadık, itaatkar ve becerikli olması ile öne çıkan bir köpek türüdür. Max Emil Friedrich Von Stephanitz satın aldığı gri ve sarı renkteki köpeğin seceresini aldı ve SZ1 olarak kaydını yaptı. SZ1 secere numaralı köpek tarihteki ilk Alman kurdu olarak tarihe geçmiştir. Max bu ırkın daha da geliştirilebileceğini fark ettikten sonra kardeşi ile geliştirme çalışmalarına başladı. Mores Plieningen ırkı ile çiftleşen Alman kurtları daha gelişmiş bir ırk olmaya başladı ve hala bir çok Alman kurdunun kanında Mores Plieningen ırkı yatmaktadır.

Alman Kurdu Özellikleri

  • Ortalama yaşam süreleri: Sağlıklı bir Alman kurdu 8-13 yıl arasında yaşayabilmektedir.
  • İlk keşfedildiği yer: Almanya’da Max Emil Friedrich Von Stephanitz tarafından.
  • Karakt

Posted in Blog
Ocak 29, 2019

Kötü huylu tümörlere sarkom ismi verilir. Sarkom kelimesinin dilimiz de ki tam karşılığı ise; bağ dokusunda oluşan kötücül ur’dur. Bu tarz kötü huylu tümörler genetik olarak ve doğrudan olarak ortaya çıkabilmektedir. Aşı bağlantılı sarkoma ise 1991 yılında resmi olan tanınmış ve tıp litaretürüne girmiştir. Aşı bağlantılı sarkomalar VAS olarak karşımıza çıkabilir. Kedilerde VAS görünme sıklığı ise 1/1000 ile 1/10000 arasında değişiklik göstermektedir. Bu değişikliğin sebebi ise kedilere daha önce yapılan aşıların sıklığı ve dozuna bağlıdır. Tümörlerin oluşma sebebi genellikle Kuduz ve Feline Lösemi aşısıdır. Bu aşılar olunduktan sonra kedide 3-11 ay arasında Tümör görülebilir.

Aşı Bağlantılı Sarkoma (VAS) Sebebi

VAS ilk olarak 1985 yılında görülen bir tümör türü olmasına karşın araştırmalarına 1993 yılında başlanmıştır, kesin olmasa da temel sebepleri 1996 yılında açıklanmıştır. 1985 yılında kedilere yapılan Alüminyum içeren kuduz ve feline lösemi aşılarının yan etkisi olduğu söylenmiştir. Kuduz aşıları 1987 yılında Amerika da zorunlu hale gelince bir çok VAS görülmeye başlanmıştır. Günümüzde bile hala bir çok aşının yanlış dozajından ve kaliteli olmayışından dolayı VAS görülmektedir. Aşı yaptırılmadan önce mutlaka kontrol edilmeli ve gerekli yasal koşulların olup o

Posted in Blog
Ocak 22, 2019

Evcil hayvanlarınızı ihtiyaç halinde yada rutin kontrolleri için veteriner kliniğine götürmeniz gerektiğinde akla gelen sorulardan biridir veteriner ücretleri. Gün içerisinde; 

  • veteriner ücretleri?
  • evcil hayvan aşı fiyatları?
  • veteriner muayene fiyatları?
  • İstanbul veteriner ücretleri?
  • kedi kısırlaştırma ücretleri?
  • köpek kısırlaştırma fiyatı nedir?
  • veteriner aşı fiyatlar nasıl?

gibi birçok soru alıyoruz. Bu sebeple bilgi amaçlı bir yazı hazırlamak istedik. Evcil hayvanınızı götürebileceğiniz veteriner kliniği, veteriner polikliniği yada hayvan hastanesinde uygulanan fiyatlar her yıl bulunduğunuz ilde yer alan Veteriner Hekimler Odası tarafından belirleniyor. Belirlenen veteriner fiyatları ilgili kurumların uygulaması gereken taban (asgari) fiyatlardır. Bu sebeple her veteriner kliniği yada hayvan hastanesinde fiyatlar farklı olabilmektedir. Bazı kliniklerde bu ücretlerin üzerine ek ücretler koyulabiliyor, bazı klinikler ise sadece listede bulunan fiyatları uy

Posted in Blog
Ocak 15, 2019

Astım, alt solunum yollarında alerjik reaksiyonlar sonucu ortaya çıkan yangı denilebilir ve bir solunum yolu hastalığıdır. İnsanlarda sıkça karşılaşılan astım hastalığı kedilerde de görülmektedir. Kedilerde kronik ve akut olarak ortaya çıkabilir ve kedi ciddi rahatsızlık çekebilir hatta ölümle sonuçlanabilir. Astım kediler için ciddi bir hastalıktır ve kedide öksürük, hırıltılı solunum gibi rahatsızlıklar verebilir. Hırıltılı solunum en yaygın bilinen semptomlarından birisidir. Astım için belirli bir yaş kriteri olmasa da genelde 2 ile 8 yaş arasında ki kedilerde sık görülen bir rahatsızlıktır. Siyam ve himalayan cinsi kedilerde daha sık görülen bir hastalıktır. Astım dişi kedilerde daha fazla görülmektedir. Yapılan çalışmalar sonucunda dişi kediler erkek kedilerden 2 kat daha fazla astım hastalığına yakalandığı ortaya çıkmıştır.

Kedilerde Astım Belirtileri

Astım solunum yollarında alerjik reaksiyonlar sonucu ortaya çıkan yangı olduğu için genelde semptomları kedinin nefes alışının test edilmesiyle ortaya çıkmaktadır. Kedinin solunum yollarında bazı gariplikler yaşanıyorsa mutlaka veterinere gidilmeli ve bir takım testler uygulanmalıdır aksi taktirde astım krizine giren kedi hayatını kaybedebilir. Astımın en yaygın semptomları ise aşığa da listelenmiştir.

  • Nefes alıp verirken güçlük çekme,
  • Öksürük
  • Öksürük krizleri
  • Tükürük eşliğinde ök

Posted in Blog
Ocak 8, 2019

Kedi ve köpeklerin kısırlaştırılması sağlığı açısından oldukça önemlidir. Sağlıksal açıdan kısırlaştırmanın önemi bilinen bir gerçek olmasına rağmen hala karar vermekte zorlanan ve karar vermeyen bir çok evcil hayvan sahibi bulunmaktadır. Doğal ortamını bozmak olarak düşünebilir lakin bazı durumlarda köpek veya kedi kısırlaştırılması gerekir. Eğer hala kararsızsanız makalemizin alt başlığında kedi ve köpeklerde kısırlaştırmanın faydalarını göreceksiniz. Kedi ve köpek kısırlaştırma işlemi için uygun ortam ve alanında uzman ekip gereklidir. Sağlıklı bir kısırlaştırma işlemi gerçekleştirmek istiyorsanız kliniğe gitmeniz gereklidir diğer durumlarda hayvanlar ciddi acılarla ve sorunlarla karşılaşabilmektedir.

Kedi ve köpekleri kısırlaştırılmanın faydaları nelerdir?

  1. Testis kanseri riski azaltılarak hayvanda kansere karşı önlem alınmış olunur.
  2. Prostat riski en aza indirgenir ve sağlıklı bir üreme sistemi sahibi olur.
  3. İstenmeyen veya bakımı yapılamayacak yavruların önüne geçilerek ölümlerden kurtulur.
  4. Hayvan uysallaşarak kızgınlık belirtileri göstermez. Dişiler erkekleri uyaramayacak ve çiftleşmenin önüne geçilecektir. Üreme yollarından kaynaklanan kanamaların önüne geçilmek için kısırlaştırılması gerekir.
  5. Üreme isteğine karşı önlem alınmış olacak ve hayvanın evden kaçması, sürekli havlama – miyavlaması azalacaktır.
  6. Kısırla

Posted in Blog
Ocak 1, 2019

Polikistik böbrek hastalığı (Polycystic Kidney Disease), İran ve Egzotik kedilere etki eden otozomal dominant bir gen tarafından meydana gelen genetik bir hastalıktır. İran kedisi ergin bir birey olana kadar herhangi bir belirti göstermez. Kedinin herhangi bir sempton göstermesi için tahmini 6-7 yaşlarında olması gerekir, sempton olarak; böbrek yetersizliği ve böbreklerinde büyüme görülür. Polikistik böbrek hastalığı olan kediler bu rahatsızlık ortaya çıkana kadar sağlıklı bir şekilde hayatlarını sürdürürler daha sonrasında bu rahatsızlığın ortaya çıkmasıyla (böbrek yetmezliği) hayatlarını kaybederler. Polikistik böbrek hastalığı olan kediler genellikle 6-7’li yaşlarda hayatlarını kaybederler. Bu hastalık genellikle İran ve uzun tüyleri olan kedilerde görülmektedir, bu tür kedilerde hastalığa yakalanma olasılığı %40 civarındadır. Yeni doğan İran kedilerinde bu hastalık erken teşhis edilebilir ve ileriki yaşlara kadar bir sorun olmadan hayatlarına devam edebilirler. Erken teşhis edilemeyen iran kedilerinde ise böbrek yetmezliği olarak ortaya çıkar. Polikistik böbrek hastalığı kedilerden insanlara bulaşan veya diğer hayvanlara bulaşan bir hastalık değildir. Polikistik böbrek hastalığı, renal paranşim de yarıçapı 0,5 mm’den başlayarak veya daha büyük olarak görülen genetik bir böbrek hastalığıdır.

Polikistik Böbrek Hastalığı Belirtileri

Polikistik böbrek hastalığının en y

Posted in Blog
Aralık 25, 2018

Mantar enfeksiyonu sadece kedilerde değil diğer tüm evcil hayvanlarda da görülebilen bir enfeksiyon türüdür. Kedilerde sık görülmesinin sebebi ise sık tüylerinin olması ve bağışıklık sistemlerinin tam gelişmemiş olmasıdır. Aynı zamanda bazı kedi türlerinin, tüylerinin aşırı uzun olması sonucu kedi, tüylerinin öz bakımını yapmakta zorlandığı için mantar enfeksiyonuna yakalanabilir. Bu uzun tüylü kedilerin, tüy altı derinin güneş almaması sonucu hastalığın iyileşmesinde gecikmeler görülür. Bu gecikme içerisinde kedi diğer evcil hayvanlardan uzak tutulmalıdır aksi takdirde mantar enfeksiyonu diğer evcil hayvanlara bulaşır. Kedilerin bu hastalığı diğer evcil hayvanlarla temas etmesi sonucu oluşabilmektedir. Bazı evcil hayvanlarda da görülen mantar enfeksiyonu kedilere temas sonucu bulaşabilir. Kedilerin bu enfeksiyon türüne yakalanma faktörlerinden diğerleri ise; düzensiz beslenme, sağlıksız beslenme, stres ve depresyondur.

Kedilerde ki mantar enfeksiyonu belirtileri nelerdir?

Kedilerin mantar enfeksiyonuna yakalanması sonucu en sık görülen belirti kedinin sürekli kendini kaşımasıdır. Diğer görülen sık belirtiler ise; kulak diplerinde kaşınma, patilerinde ve başında tüy dökülmeleri yaşanması. Genel olarak tüylerin dökülmesi yavaş olabilmekte lakin bazı durumlarda toplu olarak dökülebilir. Mantar sporlarının çok dayanıklı olması sonucu mantar enfeksiyonuna yakalanan kedi yı

Posted in Blog
error: İçerik Kopyalanamaz.!!
¤