Kategori: Blog

Haziran 12, 2018

Kedi ve köpeklerde sıcak çarpması sık sık karşılaşılan olumsuz durumlardan biridir. Çoğunlukla yaz aylarında kendini gösteren ve hayvanların sağlığını olumsuz yönde etkileyen güneş çarpması, tedbir gerektiren önemli konulardan bir tanesidir. Gerek sokak hayvanları gerekse evcil hayvanlar için hayati risk taşıyan bu durum, önlem alınabilecek özel bir durumdur.

Kedi Ve Köpeklerde Sıcak Çarpması

Köpeklerde ter bezleri olmadığı için vücutlarında biriken ısıyı soluyarak dilleri ile dışarıya atarlar. Aynı durum kediler için de geçerlidir. Kedilerde terleme durumu söz konusu olmadığı için vücutlarındaki ısıyı farklı yöntemlerle uzaklaştırmak zorunda kalırlar. Sahip oldukları ısıdan daha fazlasının mevcut olması kedilerin ve köpeklerin rahatsızlanmasına neden olmaktadır. Kedilere nazaran köpeklerin daha fazla ısıya maruz kaldığı bilinen bir gerçektir. Yaşanan bu olumsuzluğun nedeni ağırlıklı olarak ihmalkârlığa dayanmaktadır.

Kedi Ve Köpeklerde Sıcak Çarpmasının Nedenleri

  • Kedi ve köpeklerde sıcak çarpmasının birinci nedeni hayvanları araçlarda kapalı bırakmaktır.
  • Daha önce güneş çarpması yaşayan bir hayvan daha sonra tekrar yaşayabilmektedir. Tekrarlama ihtimali ilk ihtimalden çok daha güçlüdür.
  • Barınacak alan bulamayan kedi ya da köpekler, güneş çarpması sorununu sıkça yaşarlar.
  • Vücut ısısı çevre ısısına adapte olamamış olan kedi y

Posted in Blog
Haziran 5, 2018

Evcil hayvanlarda paraziter uygulamalar (iç-dış) önemli ve son derece dikkat edilmesi gereken konulardır. Yaz ya da kış mevsiminde farklılık gösteren belli başlı parazitler evcil hayvanlar için tehlikeli olabilmektedir. Düzenli bakım ve ilaç kullanımı gerektiren bu duruma paraziter uygulama ismi verilmektedir. Özel ilaçlar kullanılarak yapılan bu uygulama sayesinde hayvanların yaşam kalitesinde artış sağlanmaktadır.

Evcil Hayvanlarda Paraziter Uygulamalar

Evcil hayvanlarınız için paraziter uygulamalarını aksatmamanız son derece önemlidir. Belli dönemler içerisinde yapılan bu uygulamalar sayesinde hayvanların vücut sistemlerinin daha sağlıklı çalışmasını sağlayabilmeniz mümkündür. Kedi ve köpek gibi kendini yalayarak temizleyen hayvanlarda iç ve dış parazit sorunu hayati risk taşımaktadır çünkü bu parazitler, dilleri aracılığıyla tüylerine yerleşmektedir. Tüylere yerleşen parazitler ise insan eline bulaşarak enfeksiyona sebep olmaktadır. Tüm bu nedenlere dayalı olarak evcil hayvan paraziter uygulaması yapılması tavsiye edilmektedir.

Evcil Hayvanlarda Dış Paraziter Uygulaması

Dış parazit kavramı başta kedi ve köpekler olmak üzere birçok evcil hayvanda ortaya çıkabilen sorunlardır. Daha çok dışarıya girip çıkan hayvanlarda oluşan dış parazitler, kolay bulaşması nedeniyle büyük bir soruna dönüşebilmektedir. Dış pa

Posted in Blog
Mayıs 29, 2018

Kedilerde en yaygın görülen hastalıklardan biri de kedi nezlesidir. Birçok kedi türünde ortaya çıkan ve zaman zaman ölümcül olabilen bu rahatsızlık, üst solunum yolu enfeksiyonu olarak tanımlanmaktadır. İnsanlarda görülen nezlenin bir benzeri olsa da kedi nezlesi, kediler için ağır sonuçlar yaratabilmektedir. Bu nedenle takibini yapmak, belirtilerini fark etmek, zamanında müdahale etmek çok önemlidir. Barınaklarda ya da birkaç kedinin bir arada olduğu ortamlarda daha sık görülen kedi nezlesi, kolay bulaşabilen bir rahatsızlıktır. Toplu şekilde bakıldığı ortamda nasıl davranılması gerektiğini bilmek son derece önemlidir.

Kedi Nezlesi Nedir?

Kedi nezlesi, FVR ve FHV1 virüslerinin neden olduğu, solunum yolu hastalıklarından bir tanesidir. Üst solunum yollarına yerleşen bu virüslerin doğru bakım yapılmadığında yayılması ve vücudun direncini kırması durumu görülmektedir. Kedinin bir süre sonra bazı belirtileri göstererek durumunun ağırlaştığı tespit edilmektedir. Kedi nezlesi, kedilerin yaşam kalitesini düşüren ağır hastalıklardan biridir. Birçok kedi sahibi dışarı çıkıp gelen kedisinde bu durumla karşılaşmaktadır. Ayrıca yeterince steril olmayan veteriner klinikleri de bu virüsün bulaşmasına sebebiyet verebilmektedir.

Kedi Nezlesi Belirtileri

  • Kedi nezlesinin ilk belirtisi hapşırmaktır. Kedinin sık sık ıslak şekilde hapşırmaya yakalandığı gözlerden kaçmama

Posted in Blog
Mayıs 22, 2018

Papağanlarda tüy yolma hastalığı papağan bakmayı seven birçok kişinin rastladığı bir durumdur. Ciddi bir sıkıntı olarak bilinen ve papağanlarda yaygın görülen tüy yolma hastalığı, uzman veterinere gösterilmesi gereken hassas bir durumdur. Kendi tüylerini yolmaya başlayan papağanlarda belli başlı belirtilerle gözlemlenen bu sorun daha sonra tüm tüylerin yolunması şeklinde devam etmektedir. Papağan tüy dökme mevsimi dışında tüy dökmeye kendi tüylerini yolmaya başlıyorsa belirtileri bir süre gözlemlemeniz tavsiye edilmektedir. Tüy yolma hastalığı belirtilerinden birkaçını gözlemlemeniz halinde ise zaman kaybetmeden uzmana başvurmanız önerilmektedir.

Papağanlarda Tüy Yolma Hastalığı Nedir?

Veteriner hekimlere cennet papağanım tüylerini yoluyor, sultan papağanım kendi tüylerini azaltıyor gibi şikâyetler sık sık dile getirilmektedir. Tüy yolma sorunu, papağanlarda görülen özellikle göğüs bölgesinde başlayıp daha sonra tüm vücuda yayılan özel bir rahatsızlıktır. Tüylerini kendi ağzı ile yolarak koparan papağanlar aynı zamanda kaşınma yöntemiyle de dökmeye gayret gösterirler. Bu sorunun temelinde neyin yattığını bulmak, hastalığı tedavi edebilmek açısından oldukça önemlidir. Papağanda tüy dökülmesi durumu ile karıştırılmaması gereken bu özel sorun, tedavi edilmesi mecburi bir durumdur.

Papağanlarda Tüy Yolma Hastalığı Nedenleri?

  • Papağan hastalıkları arasında

Posted in Blog
Mayıs 15, 2018

Köpeklerde osteoartrit rahatsızlığı OA kısaltma ismi ile bilinen eklem kıkırdağı bozulma hastalığıdır. Kemiklerin yapısını koruyan kıkırdak dokunun zaman içerisinde bozulması ve sağlığını kaybetmesi sonucunda osteoartrit hastalığı ortaya çıkmaktadır. Kelime anlamı kemik olan osteo ile iltihap anlamına gelen artrit sözcüklerinin birleşmesi ile bu ismi almıştır. Kıkırdak yapının zaman içerisinde bozulmaya başlaması, köpeklerin hareketlerinde ciddi sorunlara neden olabilmektedir. Kontrol edilmediği takdirde fizyolojik açıdan kalıcı rahatsızlıkla neden olan bu sorun zaman kaybedilmeden uzman veterinere gösterilmelidir.

Köpeklerde Osteoartrit Nedir?

Osteoartrit için eklem iltihaplanması tanımlaması yapılabilmektedir. Kıkırdakta meydana gelen yıpranma zaman içinde eklemlerin enfeksiyon biriktirmesine sebebiyet vermektedir. Köpeklerde en sık görülen hastalık olarak bilinen osteoartrit hastalığı, yaşamsal faaliyetler üzerinde söz hakkına sahiptir. Dolayısıyla köpek sahiplerinin bilinçli olması sorunun çözüme ulaşmasını mümkün kılabilmektedir.

Köpeklerde Osteoartrit Görülme Sıklığı

Yapılan araştırmalar sonucunda Amerika Birleşik Devletleri bünyesinde bakılan hemen her 5 köpekten 1 tanesinde osteoartrit rahatsızlığı ortaya çıkmaktadır. Özellikle 1 yaşın üzerinde olan köpeklerde sık sık karşılaşılan bu durum yalnızca ABD’de değil tüm dünyada benzer oranlara sahiptir. Yaş

Posted in Blog
Nisan 26, 2018

Genel anlamda şeker hastalığı yani diyabet, pankreasın yeterli miktarda insülin üretememesi ve buna bağlı olarak insülin yetersizliği veya etkisizliğinden kaynaklanır. Şeker hastalığı insanlarda olduğu gibi kedilerde de görülebilmektedir. Diyabet (şeker hastalığı) 3 tipte görülür; kedilerde görülen şeker hastalığı ise genellikle Tip 2 Şeker hastalığıdır. Şeker hastalığı tipleri şöyledir; Tip 1 : İnsüline bağlıdır ve insülin salgılanmasının yetersizliği şeklinde görülür. Küçük hayvanlarda daha fazla rastlanır. İnsüline bağımlı tedavi gerektirir. İnsülin tedavisi yanında uygun diyetlerle beslenmelidir. Tip 2: Daha çok obez hayvanlarda (özellikle kedi ve köpeklerde) görülmektedir. İnsüline dirençli tiptir. Tip 3: Diğer bir deyişle gizli şekerdir. Belirtileri yok denecek kadar azdır. Multifaktöriyel olduğu düşünülmektedir. Tip 3 gizli şekere % 25-35 oranında pankreas tümörlerinin neden olduğu düşünülmektedir. Kedilerde şeker hastalığı konusuna dönecek olursak kedilerde görülen şeker (diyabet) hastalığı genellikle Tip 2 türündedir. Çoğunlukla insüline ihtiyaç duyulmaz ancak nadir de olsa insülin tedavisi gerekebilmektedir. Şeker hastalığı yeni teşhis edilen bir kedinin ön

Posted in Blog
Şubat 16, 2018

Scottish Fold!

Ne kadarda güzel bir isim değil mi, tıpkı o yuvarlak, tombul yüzleri ve o çok sempatik duran “kırık kulakları” gibi. Bir çoğumuz bu görüntüsü güzel kedileri, bu kadar tatlı gösteren kırık kulakları için sempatik buluyoruz. Peki o şirin kırık kulakların aslında çok ciddi ve acı veren bir hastalığa ait ilk bulgu olduğunu biliyor musunuz? Evet maalesef durum bu, çünkü aslında diğer kedilerde olduğu gibi dik ve açık durması gereken o kulaklar, genetik yapıdaki bir bozukluk olan, kıkırdak yapıda ciddi hasarlara yol açan hastalığın sonucudur. -Kedinizin cinsi nedir? -Scottish Fold. Ama benimkinde o hastalıktan yok. Benimki normal. En sık duyulan diyaloglardan biri böyle başlar aslında. -Peki ya kulakları? Onlar normal değil ama. -Nasıl yani? Evet yukarıda sık sık scottish fold sahipleriyle girilen diyaloglardan birinden örnek verdik ve şimdi gelelim son sorunun yanıtına. NASIL YANİ?

Scottish Fold Eklem Hastalığı

Scottish Foldların bu kırık kulak durumunun asıl sebebi genetik bir problemden kaynaklanan Osteokondrodisplazi hastalığıdır. Bu hastalık scottish foldların gen yapılarındaki bir mutasyondan dolayı oluşmaktadır. Osteokondrodisplazi kemiklerin merkeze uzak uç kısımlarında anormal kemik gelişimiyle karakterize bir durumdur. Ön ve arka bacak eklem bölgelerinde, omurgada ve kuyruk omurlarında sıklıkla bu lezyonlar

Posted in Blog
Kasım 28, 2017

Kedi ve köpeklerimizde genellikle karşılaştığımız ishal problemini gerek evde, gerek veteriner hekiminize anlatmakta zorluk çekilir. Ancak küçük ipuçları bu durumun ne olduğunu kestirmenize olanak sağlar. Öncelikle ishal yada diyare (Diarrhea) çok basit sebepler sonucu olmaktan çok ciddi problemlere kadar ve hatta ölüme yol açabilecek nedenlerden kaynaklanabilir. Bunun için diyarenin başladığı gün itibariyle bir hafta geriden başlayarak neler yaptığını yada sizin ona neler verdiğinizi, davranışlarını (kedi için sık tüylerini yalama, köpek için ise halı, sandalye bacağı yada oyuncağını parçalama gibi) takip etmeniz veya hatırlamanız sonuca ve teşhise yönelik vereceğiniz bilgiler olacaktır. Klasik sebepler arasında sayabileceğimiz; ani mama değişikliği, yabancı cisim yeme, kediler için uzun tüylülerde tüylerini yalama, kimyasal olan ev malzemelerini yalama, çöp karıştırarak farklı gıda yada gıda olmayan şeyleri yeme genellikle karşılaşılan durumlar olabilir. Bunun yanısıra paraziter yada viral kaynaklı sık karşılaşılan bir durumdur. Diyareye

  • Düzensiz beslenme
  • Ani mama değişikliği
  • Parazitler
  • Stres
  • Viral, bakteriyel, fungal
  • Metabolik hastalıklar (Karaciğer/Böbrek hastalıkları, diabetus mellitus, hypoadrenocorticism)
  • Toxic
  • Antibiyotik/antiinflematuar medikasyon
  • Pankreatik hastalıklar, IBD (Inflamatory B

Posted in Blog
Kasım 11, 2017

Lyme hastalığı ülkemizde genellikle hayvan (özellikle köpek) sahiplerinin bildiği bir hastalıktır. Lyme aslında ilk olarak 1909’da İsveç’te fark edilmiştir. Fakat bu hastalığa ilk dikkat çekildiği tarih 1975 yılıdır. Amerikanın Connecticut eyaletinin Lyme ve Old Lyme kasabalarında ortaya çıkmıştır. 1977de Dr. Allen Steere ve ekibi 51 vaka için Lyme bölgesinde araştırmalarına başlamışlar ve bu hastalığın bölgedeki geyiklerin kenesi olan Ixodes’lerden kaynaklandığını belirlemişlerdir. Hastalığı bu ve bunun gibi birçok kene türü nakleder. Dr. Burdorfer 1982 yılında konakçının bu hastalığı kendi isminin verildiği bakteri tarafından olduğunu belirlemişlerdir. Lyme hastalığını oluşturan Borrelia Burgdorferi adlı bakteridir.1982 yılında Lyme hastalığı hakkında broşürler oluşturulmuş ve 1984 yılında kan testleri ile hastalık belirlenmeye başlamıştır. Lyme hastalığının erken döneminde yorgunluk, baş ağrısı, boyunda sertlik, eklem ve kaslarda ağrıları ya da sertlik, hafif ateş, konjuktivit olabilir. Eğer erken dönemde tedavi edilmeyen Lyme hastalığı sinir sistemi ya da kalpte enfeksiyon oluşturabilir. Yine tedavi edilmeyenlerin %60’ında 2 hafta ile 2 yıl arasındaki bir süreçte artrit tablosu oluşabilir. Burada önemli olan noktalardan birisi de her hasta aynı şekilde semptomlar göstermeyebilir. Lyme hastalığının taşıyıcısı olan kenelerden korunabilmek için genel olarak; – Açık renk kıyafe

Posted in Blog
Kasım 1, 2017

Kedi ve Köpekte uygulanan pediatrik dönem kısırlaştırma 6-14 haftalık yaşta olan kedi veya köpeklere (bazı çiftlik hayvanları da dahil) uygulanan ameliyat ile kısırlaştırma yada diğer bir adıyla “prepubertal gonadectomy” denir. Hayatlarının erken döneminde yapılan bu operasyonun, kontrolsüz artan populasyonun önlenmesinde güvenilir, uzun vadeli medikal/davranışsal yararlarının olduğunu AAFP başta olmak üzere bir çok kaynak ve kuruluş desteklemektedir. (AVMA, HSUS, The Ohio State University, Cat Fanciers Association, Texas A & M, AKC, AVAR, AAHA, ASPCA, Columbus Academy of Veterinary Medicine) Amerika’da tahmini olarak 3 milyon kedi, nüfus artışından dolayı barınaklara alınıyor ve bunların %75′i ötenazi ile itlaf edilmektedir. Erken dönemde yapılan kısırlaştırma ile üremenin önlenmesi ve sonuç olarak istenmeyen veya sahiplenilmeyen hayvan sayısının azalmasına neden olacaktır. Genellikle halk arasında bu tarz kısırlaştırma ile kedi yada köpek populasyonunun yok olacağı tarzda bir düşünce hakim olmasına karşın; bir tane kısırlaştırılmamış kedinin 6 yıl içerisinde 73.000 adet kedi populasyonuna neden olabileceği düşündürücüdür. 20.Yüzyılın ortalarında birçok veteriner hekimin kavram yanılgısına uğradığı gözlenmiştir. Bunlardan bazıları;(About.com Guide)

  • Dişi bir kedinin bir kez doğum yaptıktan sonra kısırlaştır

Posted in Blog
error: İçerik Kopyalanamaz.!!
¤